|
Güzel bakışlarımız var anlamını bulamamış bakılanda…
Gidilecek görülecek güzel yerler var bir adım ötede, yakın olmayan…
Hoş melodiler var, kulaklarımıza ulaşmayan…
Güzel renkler var hayatın içinde ama gökkuşağında saklı…
Güzel kelimelerimiz var; kitap sayfalarında sahipsiz kalmış…
Hayat bu kadar güzelliği bir mucize gibi sunarken bize biz kaygı şemsiyemizi açıp, kafamız önde giderken bir mucizeye çarpmayı bekliyoruz ! Oysa bu şekilde sadece güne ekilen mucize tohumlarını susuz bırakıyoruz…
Faili meçhul aşkların peşine düşmüş, her katilin yaptığı gibi dönüp dolaşıp cinayetyerine geri dönüşünü bekleyip diş biliyoruz...
Hayatımızın bu halde olmasına sebep olan katilimizle karşılaşınca idam mı etmeli, yoksa aynı cinayeti defalarca daha işlemesi için izin mi vermeli diye düşünürken elimizde kalan tek suçlu yalnızlık oluveriyor...
Oysa unutulsa geçmiş, biraz rahat bırakılsa, anılar olması gereken yerde kalsa,sadece bir tebessümlük zamanda görünüp yok olsa, bizi gülümsetebilecek kadar dahil olsalar yaşamımıza…
O sadece bize ait güzel mazi, iyi bir bugünle birleşip daha güzel bir ati yaratsa, sanki o zaman tüm renkler, tüm melodiler ,tüm yollar ,tüm bakışlar sahiplerini bulacak...
Bizler de hayatlarımıza sahip çıkmayı başarabileceğiz. Ama biz ya geçmişe yakınmakla yada sadece geçmişle gururlanmakla vakit harcayıp farkında olmadan, hem bugünü hem de geleceği maziye gömüyoruz...
Geçmişi katık edip bugüne, güzel anlarda varolabilmek, anı doldurabilmek, yarının dünlerini yarınlarda değil bugün yaşamak, zamanın öksüzlüğünü ve mucizelerin susuzluğunu giderip, içimizdeki tohumları yeşertebilecek başka bir mucizedir beklide…
Hem, "Dünle birlikte gitti cancağızım Ne varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım….’’
Yeni cümleleri olan herkese…
Pınar SARISALTIK |